Yazı Stilleri -- Kub!Lay




Kendim yaptım.. Nasıl olmuşş 

Çocuk seni özleyeceğim biliyormusun...

Çocuk seni özleyeceğim biliyormusun? 

Bir çocuk gördüm dündü, bana benziyordu gözlerindeki şaşkınlık. 
Kafasını sevdim, korkuyla baktı bana; 
daha çok benzedi bir anda, 
kaçtım...

caRameLia alıntıdır..

Haykırmak ister..


Karlı bir Ereğli gecesi..

Üşüyen ellerime inat,
anmaya başladı yüreğimin ateşi.
İşte buldum demiştim, karanlığıma doğan güneşi.
Allah’ım bu ne yaman çelişki!
Bir yanım hiç durmadan haykırmak istiyor, sevdiğimi.
Bir yanımsa susmak saklamak içimdekileri...
Korkutmuşlar çünkü beni,
Aşka, sevdaya dair beklentilerimi,
Hep boşa çıkartmış gitmiş birileri...
Şimdi sana ne söylesem?
Hep benimle ol,hep o gülen gözlerinle gözlerime bak mı desem?
Bilmem o zaman yanımda durur musun?
Bu kendi küçük,yüreği büyük çocuğun tek sevdiği olur musun?


Kim bilir?

Yıldızların Altında..


Benim gönlüm sarhoştur,
Yıldızların altında

Sevişmek ah ne hoştur,
Yıldızların altında

Yanmam gönül yansada,
Ecel beni alsada

Gözlerim kapansada,
Yıldızların altında

Mavi nurdan bir ırmak,
Gölgede bir salıncak

Birde ikimiz kalsak,
Yıldızların altında

Yanmam gönül yansada,
Ecel beni alsada

Gözlerim kapansada,
Yıldızların altında

Grafiti..






Çocukken yaşamak gerekir bazı şeyleri..

"siyah-beyaz" bir çocuktum. Ama her Beşiktaşlı gibi ben de ağır ağır öğrenmiş, özümsemiştim: Beşiktaşlılık, taraftar olmaktan farklı ve fazla bir şeydir...
Gülümseyerek hatırlıyorum: O zamanlar da, başkalarının "objektif" bulduğu (kendimce ve tabii çocukça) yorumlar yapardım. "Objektifsin" dendiğinde de, "hayır, Beşiktaşlıyım da ondan!" derdim.
Şimdi genç kuşak bazı Beşiktaşlılara bakıyorum: "İlle de ve ne pahasına olursa olsun başarı isteyenler" e rastlıyorum aralarında. Açıkçası bu arkadaşlar Beşiktaş taraftarı ama Beşiktaşlılık ayrı bir şey... Çünkü BESIKTAŞ'ın kendisi BAŞARI'dır. Beşiktaşlı bundan gurur duyar. Yıldızlar, kupalar, kazanılmış maçlar... Bunlar ikincildir Beşiktaşlılık ruhunda. "Ben takımımı severim; onunla gülerim, onunla ağlarım. Onu her platformda desteklerim." Bu tavır dünyanın her yanında takım taraftarlığını belirleyen tavırdır. Ancak Beşiktaşlılık ruhu için yetersizdir. "Nasıl yaşıyorsun, nasıl davranıyorsun?" sorularının cevaplarıyla belirginleşir bu ruh. 
"Nasıl geçirdik ama!" kültürüyle doğrudan ilgisi olmayan bir DURUŞ'tur... Erdemin yanı başında saf tutuştur... İlginçtir, kolay açıklamalarla anlaşılır kılınamaz belki. Fakat zaman içinde böyle bir gelenek, böyle bir Beşiktaşlılık ruhu ortaya çıkmıştır. Üstelik bu his, bu ruh, bu duruş çok erken yaşlarda etkisi altına alır insanı... Her Beşiktaşlı çocuk gözle görülmeyen ama hep yanı başında bulunan bir "ağabey" den ahlâk ve hayat dersleri alıyor gibidir. Bütün Beşiktaşlılar bu bu hisle içli dışlı olurlar. Belki de dünyayı en keskin çizgileriyle görebilmekten geliyor bu fark. Bir yanda siyah, öbür yanda beyaz... Bir yanda ölüm, öbür yanda yaşam... 
Bugün yağmur çok feci yağıyordu ve ben o yağmur altında okula gittim..
Yağmur altında gezmek çok güzel aslında..Kötü yanlarıda var ama,

Herşeye rağmen güzel..

Geç Kalmadan..


Ayrılıklar her zaman acı verir, 
Kimi zaman gitmesini bileceksin arkana bakmadan, 
Kimi zamanda onu sevdiğini söleyeceksin 
GEÇ KALMADAN...

NpBlog 
_cRn_ alıntıdır

Derslerede yavaş yavaş başladık..


Yavaş yavaş ısınma turlarının sonuna geliyoruz..
Başlıyoruz..!

Şuan masumca, ya ilerde! :)


NpBlog alıntıdır.. :)
 
Credit: Templates Novo Blogger